29 Nisan 2014 Salı

Bakış açısı

Şu altakinin ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz değil mi?





Şimdi burada Avustralya'yı bir görelim.
Nasıl da köşede kalmış, nasıl dışlanmış, nasıl uzak...
Hani böyle olmasa da olur gibi falan.

Şimdi şu kareye bakalım;



Bu karenin ne olduğunu ben de bugüne kadar bilmiyordum. Meğersem bu da dünya haritasıymış. Avustralya'da kullanılan.
Şimdi bu haritada bu ülke nasıl güzel nasıl tatlı bir konumda değil mi?

İşte bakış açısı.
Olduğunuz yere güzel bakmayı bilmek lazım :)

26 Nisan 2014 Cumartesi

Canı sıkılanlar...

Gece gece canınız mı sıkılıyor? İngilizce pratik yapamamaktan mı yakınıyorsunuz? İngilizce konuşmak istiyorsunuz ama kimse sizinle konuşmuyor mu? O zaman işte aradığınız çözüm;

http://www.cleverbot.com/

Sizinle ingilizce konuşan akıllı bir botunuz var artık :)
(Hakkında, siteye giren insanları random olarak birbiriyle konuşturuyor iddiaları bile duydum. Doğru da olabilir tabi, ben şüpheleniyorum.)


19 Nisan 2014 Cumartesi

Yüzleşme

Geçenlerde bir eğitim fırsatı vasıtasıyla İngilizce seviyemle yüzleştim efenim. Eğitim 2 hafta Litvanya'da olacaktı. Okuldan 6 kişi seçilecek, 14-30 haziran arasında Litvanya'da eğitim alıp geri dönecekti ve tek kriter İngilizce seviyesiydi. Ben de şansımı deneyeyim diye katıldım mülakata. Sonuçta bir buçuk yıldır İngilizce kursuna gidiyorum, lisede de uzun zaman dersini aldım ne bileyim. Çat pat konuşuyorum yani. Neyse girdim mülakata, elime bir metin verdi önce hocam, metinde Henry Ford'dan bahsediliyor. Bir de bazı cümlelerin altı çizilmiş. Benim bir cümleyi çevirmem istendi. Kaldım öylece. Anlıyorum gibi ama toparlayamıyorum. Zaten stres oldum hocanın karşısında. Baktım baktım anlamadım. Cümlede "customer" kelimesi geçiyor. Düşünüyorum düşünüyorum neydi diye diye bulamadım. Sonra çeviremedim tabi cümleyi. Cümle de; "Müşteri istediği renkte araba satın alabilir, renk siyah olduğu sürece" idi yanlış hatırlamıyorsam. Sonra mülakatın sözlü kısmına geçtik. 3-5 cümle kurdum ama nasıl kurdum ben bilirim. Zaten metni çevirememişim. Customer ney bilememişim. Hocamın da ne dediğini anlıyorum, beynimden çeşitli cevaplar da kuruyorum ama ağzımdan çıkmıyor bir türlü. Kal gelme, dumur olma artık adı her neyse öyle bir şey yaşadım. Bir de kendi İngilizcemin iyi olduğunu düşünürdüm. Tabi o dumur olma anındaki strese daha fazla dayanamadım ve vazgeçtim. Gitsem çok güzel olabilirdi yani çok güzel bir fırsatı kaçırdım sırf İngilizce pratiğim yok diye. Olsun en azından "anlıyorum ama konuşamıyorum" durumundan ileri gidemediğimi görmüş oldum.
İşin en acı tarafı konuşamamak falan değil de o customer kelimesiydi bu arada. Kapıdan çıktıktan sonra aklıma geldi ki bir dönemdir üzerine okuyup yazdığım proje konum "Customer Relationship Management" yani "Müşteri İlişkileri Yönetimi". Neredeyse 2 günde 1 bu konuyu okuyorum. Buna rağmen nasıl stres yaptıysam bilemedim işte. Neyse bundan sonra daha çok çalışırım kesin süper konuşurum artık :)

16 Nisan 2014 Çarşamba

Bankaya gitmeden sıra alabilelim

Sistem analizi dersi kapsamında, 3 kişilik bir ekiple yaptığımız projemizden bahsedeyim biraz.
Projemizi İş Bankası'nın Balıkesir Şubesi'nde yaptık ve onlara bugün sunduk. Uygulamak isterlerse ne güzel :)
Biz bu proje ile bankalarda gereksiz sıra beklemenin önüne geçmek istedik ve bunun için bir akıllı telefon uygulaması tasarladık. (Tasarımını yaptık ve çalışma şeklini belirledik.) Ayrıca bu program uygulanırsa, müşteriler yapmak istedikleri işlem için gerekli belgeleri program vasıtasıyla kolayca öğrenebilecek, şubelerdeki yoğunluğu görebilecek ve bankaya gitmeden sıra alabilecekler. 
Bu proje uygulamaya geçerse hem teknoloji daha etkin kullanılmış olacak, hem İş Bankası daha tercih edilebilir bir banka olacak hem de bankada bekleme çilesini çekmeyen müşterilerin memnuniyeti sağlanmış olacak. Ayrıca bankalardaki aşırı kalabalıktan gişe çalışanlarının da rahatsız olduğunu düşünüyoruz. Bankada bu kadar insan olması onları da bunaltıyordur elbette ve performanslarının düşmesine sebep oluyordur.

Not: Böyle bir program mevcut olabilir bu arada. Android market'te Denizbank'ın "Sıramatik" adında bir programına rastladım fakat programı çalıştıramadım. Odea Bank'ın da böyle bir uygulaması var sanırım ama onu da telefonuma yükleyemedim. Böyle bir program mevcut olsa da henüz kullanılamıyor ve aşağıdaki tasarım da tamamen bize ait.


Programın çalışma şekli ise şöyle;



 Şekil 1: Müşterinin konumunun belirlenmesi


Program ilk açıldığı anda müşterinin konumunu algılıyor ve bir sonraki ekranda müşteriye bu konuma uygun bankaları seçenek olarak sunuyor.
Şekil 2: Müşterinin konumuna uygun bankaların gösterilmesi

Müşteri konumuna uygun şubeler yanında, şubelerde bekleyen kişi sayısını ve tahmini işlem zamanını* da görme şansını buluyor.




*Tahmini işlem zamanı hesaplama: Tasarlanan uygulamada müşteriler yapacakları işlemleri de seçmek zorundadırlar. (Örneğin kredi başvurusu gibi.) Her işlemin ortalama işlem süresi bellidir ve uygulamanın veri tabanında kaç kişinin hangi işlemi yapacağı kayıtlı olacaktır. Bu sayede tahmini bir işlem süresi hesaplanabilmektedir.


Şekil 3: Müşterinin kendine uygun bankayı seçmesi
 Şekil 4: Müşteri bilgilerinin girilmesi

Müşteri kendine uygun bankayı seçtikten sonra, müşteri önceliğinin belirlenmesi ve işlem yapılırken gişe çalışanına kolaylık sağlanması açısından müşteri bilgileri girilir. Müşteri, önceliğine göre; sıra alma sürecinde daha önlerden bir sıra alabilir. Bu sayede önemli müşterilerinin de memnuniyetleri sağlanmış olacaktır.
Şekil 5: Müşterinin girmek istediği bilgiyi seçmesi
 Şekil 6: Müşterinin bilgilerini girmesi
 Şekil 7: Şubede yapılan işlemlerin ana kollarının gösterilmesi
 Şekil 8: Müşterinin yapacağı işlem kolunu seçmesi
 Şekil 9: Seçilen işlem kolunun altındaki işlemlerin gösterilmesi

 Şekil 10: Müşterinin yapacağı işlemi seçmesi


Müşterinin yapacağı işlem, uygulamanın bekleyen müşteriler veri tabanına aktarılmaktadır. Süre hesaplama süreci bu bilgilerle tahmini süre hesaplar. Sürekli güncelleme sayesinde daha sonraki müşterilere de gerçeğe yakın tahmini süre hesaplamaları yapılabilmektedir. Ayrıca gişe çalışanının, gelecek müşterinin hangi işlemi yapacağını bilmesi ve müşteri bilgilerine sahip olması; çalışan için de bir kolaylık sağlayacaktır.
 Şekil 12: Yapılacak işlem için gerekli belgelerin, uyarı niteliğinde müşteri ile paylaşılması


Yapılacak işlem için gerekli belgeler müşteriye sıra alma anında gösterilecektir. Böylece müşteri eksik belgesi olup olmadığını kontrol edebilecek ve eksik belge sebebiyle işleminin gerçekleştirilememesi durumunu yaşamayacaktır. Ayrıca eksik belgesi olan müşterilerin gişe çalışanlarını meşgul etmesi de önlenmiş olacaktır.
 Şekil 13: Belgeleri tamamlanmış müşterinin devama basarak işleme devam etmesi


Müşteri belgelerini kontrol ettikten sonra, belgeleri tamamlanmışsa devama basarak sıra alma işlemine devam edebilir. Eğer belgeleri eksik ise sıra alma işlemini iptal edebilir.
Şekil 13: girilen bilgiler doğrultusunda sıra numarasının verilmesi
 Şekil 14: Sıra numarası ve tahmini sürenin gösterilmesi, alarm isteği sorgusu


Müşterinin girdiği bilgiler ile birlikte bekleyen müşteriler veri deposundan çekilecek bilgilerle, sıra numarası ve tahmini bekleme süresi müşteriye bildirilir. Bunun yanında müşteri eğer isterse kendine haber verilmesini sağlayabilir. Müşteri bankada kalan kişi sayısını belirtir ve müşterinin istediği kadar kişi kaldığında, müşteriye haber verilir. Müşteri istemezse alarm sistemi aktifleşmez ve program kapanır.
 Şekil 15: Müşterinin alarm istemesi
 Şekil 16: Müşterinin kaç kişi kala haber verilmesini istediğini belirtmesi


Müşteri şubede kaç kişi kala haber verilmesini istediğini belirtir ve bu istek doğrultusunda alarm sistemi aktifleştirilir. Şubede belirtilen kadar kişi kaldığında, müşterinin telefonunda alarm çalar böylece müşteri şubede hiç beklemeden işlemini gerçekleştirir.
Şekil 17:  İşlemin başarıyla gerçekleştiğini gösterme

Ek olarak, uygulamanın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla;
-Şube başına günlük limit belirlenecektir ve bu limit dolduğunda o şubeden sıra almak mümkün olmayacaktır.
-Bir telefondan günde bir defa sıra almak mümkün olacaktır.

-Sıra aldığı halde işlem yapmayan müşteri 1 hafta süresince uygulamadan sıra alamayacaktır.
















Şekil 18: Uygulamaya ait veri akış diyagramı


Hazırlayanlar:

Duygu DÜLGER
Ayşe Gül ARAS
Pınar TEPE

Balıkesir Üniversitesi, Nisan, 2014

18 Mart 2014 Salı

Şehitler ölmedi.

Okuldan o kadar yorgun geldim ki, gelip gelmez uyumuşum. Sonra uyandım bin bir zorla. Bir şeyler yiyeyim dedim. Çay demledim. Hazırladım yemeğimi. Çayımdan bir yudum aldım, telefon çaldı. "Şu anda elinde ne olursa olsun, bırak. Hemen buraya gel. Bu manzarayı kaçıramazsın." ben de bıraktım elimde ne varsa. Koştum gittim. Bir milletin uyanışını temsilen pijamalarımla gittim. (Ciddi)
Bir sürü meşale karşımda. Bando sesleri bir yandan. Bir sürü de insan var. En çok insanlara şaşırdım zaten. Açıkçası bir kaç aydır bu ülkeye dair pek umudum yoktu. Geçmişimizi unuttuk sanıyordum. Hatırlamayacağız, sadece sözde kaldı sanıyordum ama öyle değilmiş. O kadar çok insan vardı ki. O kadar çok ses...
Kuva-i Milliye Müzesi'nin önünden, Atatürk Parkı'ndaki, Atatürk heykeline kadar yürüdük. Orada İstiklal Marşı'mızı söyledik. Bu arada ben de ne zamandır söylemediğimi fark edip üzüldüm açıkçası. Sonra tören bitti. Bandodakiler de Balıkesir Anadolu Lisesi'nin öğrencileriydi. Okullarına geri dönmeleri gerekiyordu haliyle törenden sonra. Yalnız kimse ayrılmak, bu birliği bozmak istemedi. Takıldık yine bandonun peşine yürüdük bir daha. Şehitlerimizi andık.
Unutmamışız. Ben o manzarayı gördüğüme çok sevindim. Bu milleti parçalayamayacaklar. Çünkü biz bütün acılarda birbirimize tutunduk, yaralarımızı birbirimizle sardık.
Kolay kazanmadık oturduğumuz toprağı. Bugün yeniden umut etmeye başladım, kolay da kaybetmeyeceğiz.
Aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun.

12 Mart 2014 Çarşamba

İlk Türk cad programı "Chizen"

Evet arkadaşlar ilk Türk cad programı olan Chizen'e merhaba deyin. Ben de sadece 3D modelleme kullanabilen biri olarak görüşlerimi aktarayım. Programdan bir kaç görüntü şöyle;




"Chizen, kalıp tasarımı yapan KOBİ'lere yönelik olarak hazırlanmış ilk yerli 3 boyutlu bilgisayar destekli tasarım programıdır. Program katı modelleme, kalıp sihirbazları, standart parça kütüphanesi özelliklerini içermektedir."
Programı Solidworks, Catia gibi diğer cad programlarından ayıran ise bir kalıp setine sahip olması yani kalıp tasarlamaya yönelik bir program olmasıdır. 3D modelleme için diğer programlar bize kolaylık sağlayabilir belki ama bir kalıp tasarım firması iseniz bu program size kalıp kütüphanenizi oluşturma imkanı veriyor. Bir de şeklinizin ölçülerini 3D katı modeliniz üzerinden kolayca değiştirebiliyorsunuz. Yani bu işi yapmak için çizimi açmanız ve oradan değişim yapmanız falan gerekmiyor. 
Şu an için programda bir teknik resim modeli bulunmuyor ama zaman içerisinde o da eklenecekmiş. Program henüz çok yeni olduğu için elbette eksikleri olacaktır ama zaten bu 3D modellemeden çok bir kalıp tasarımı programı. Sonuçta Solidworks veya Catia 5-10 yıllık bir program değiller. Yıllar içinde elbette bizim programımız da iyileşecek ve bize çeşitli kolaylıklar sağlayacaktır. 
Programın bütün özelliklerini ve kullanımını yazamam tabi ki ama basit bir kaç örnek verecek olursam; çizdiğimiz 3 boyutlu katıyı kolayca çoğaltabiliyoruz, şekilleri kolayca istediğimiz yere taşıyoruz, çizimleri istersek saydam istersek görünmez yapabiliyoruz. Kalıpların üretim özelliklerine göre çizimde renk vermek de mümkün olabiliyor. Ayrıca program içerisinde bir sözlük barındırıyor ve kalıp isimlerini farklı bir dile kolayca çevirebiliyoruz. Bu özellikler tasarım yaparken çok faydalı oluyor elbette. 








Sürekli değişen üretim şekilleri ve haliyle de kalıp şekillerinin değişmesi programın kullanımı açısından zorluk oluştursa da, programı kullanan firmalar yeni kalıp şekillerini program üreticisi firmaya bildirdiklerinde yeniden düzenleme yapılıyor. 
Son olarak, yalın felsefe her yerde olduğu gibi burada da gül yüzünü gösteriyor. Bu program da kalıp tasarımında yalın felsefeyi sağlamaya çalışıyor. Tasarım yaparken döküman aramak, ölçüler bulmak, yeniden çizim yapmak gibi iş gücü ve zaman israfları yapmak yerine kalıp kütüphanesinden seçim yapmak elbette daha kolay.


Bu güzel programı düşünen, geliştiren, uygulayan, yapan ekibi çok çok tebrik ediyorum. Ayrıca ilk olarak Balıkesir Üniversitesi'nde tanıtımını yaptıkları için de, bu okulun bir öğrencisi olarak minnettarlığımı belirtmeliyim.
Bir de bu ekibi bizimle buluşturan Ali ORAL hocamıza  ve Alternatif Enerji Sistemleri topluluğuna bu güzel etkinlik sebebiyle teşekkür ederim.

Sevgiyle kalınız...

http://www.mubitek.com/urun-mubicad-2.html

6 Mart 2014 Perşembe

Müşterilerle ilişki kurmaca / CRM (1)

Bu dönemki bir sürü proje konumdan bir tanesi de CRM. O yüzden öğrendiklerimi burada paylaşmak istiyorum.
Bu konuyu anlamak için öncelikle müşterinin ne olduğunu ya da ne olmadığını iyi bilmek gerekiyor bence. Peki müşteri ne değildir? Müşteri yolunacak kaz değil, müşteri insandır. Seçim şansı olan, istediğini seçen, beğenmediği firmayla istediği gibi ilişkisini kesebilen bir insan ve bir firmanın ayakta kalma sebebidir. Bu yüzden de firmanın kendini müşteriye beğendirmesi ve müşteriyle iyi ilişkiler kurması şart. Eskisi gibi müşteri firmanın ayağına da gitmiyor artık, firmaların müşteriye gelmesi gerekiyor. Gelişen teknoloji ve müşterinin seçeneklerinin artması sonucunda da müşteri memnuniyeti çok büyük önem kazanmış durumda.
Eskisi gibi ürün odaklı çalışmaktansa artık müşteri odaklı olmak şart oldu. Çünkü zaten her üründen bir sürü çeşit, bir sürü marka bulmak mümkün oldu. Müşteriler artık ürünle değil, onlara verilen önemle memnun olmaya başladılar. Rekabette de ürünün önemi kadar; müşteriye ulaşmak, müşteriyi memnun etmek de önemli olmaya başladı. İşte bütün bu sebeplerden dolayı da CRM dediğimiz kavram yeniden gün yüzüne çıktı ve büyük önem kazandı.
Tanım olarak bakacak olursak CRM;
uzun dönemde firmaya değer kazandıracak müşterileri belirlemek için geliştirilmiş bir iş stratejisidir.
Şöyle de diyebiliriz; Adamına göre muamele etmesini bilmektir. Müşterilerin mahalledeki esnafla yaşadığı muhabbeti ve samimiyeti firmanızla yaşamasını sağlamaktır. Herkese eşit davranmak değildir yani ve en önemlisi de bir teknoloji değil bir felsefedir. Teknoloji bu işin sadece bir parçasıdır. Yani siz bir CRM programı edindik deyip CRM'de başarılı olamazsınız. Müşteriyle ilişki kurabilmek için önce onu tanımak gerekiyor. (Facebook, Twitter vs. sayesinde herkes birbirini tanıyor artık.) Onun tuttuğu takımı, doğum gününü hatta o anki ruh durumunu bilip ona özel teklifler hazırlayabilmek gerekiyor. Sadece "Doğum gününüz kutlu olsun" mesajı yetmiyor yani. Bir de yakın zamanda CMR diye bir kavram ortaya çıkmış. "İlişkileri müşteri yönetsin" demek oluyormuş.
Bunun devamını daha sonra yazacağım. Hem uzun yazıp kimseyi sıkmak da istemem.
CRM'in 1. kısmı böyle işte.
En kısa zamanda görüşmek ümidiyle :)